İçeriğe geç
Rastgelelik

Doğada ve Kuantum Fiziğinde Rastgelelik

Güncellendi: Son kontrol: Eylül 2026 5 dk okuma

Kısaca cevap

Doğada iki tür rastgelelik vardır. Zar, hava durumu ve kaotik sistemler kurallara bağlıdır ama başlangıçtaki çok küçük farkları büyüttükleri için pratikte öngörülemez olur. Kuantum rastgelelik ise daha temeldir: tek bir atomun ne zaman bozunacağı ya da bir fotonun hangi yola gideceği, her şey bilinse bile yalnızca olasılık olarak tahmin edilebilir. Kuantum rastgele sayı üreteçleri (QRNG) bu belirsizliği ölçüp rastgele bite çevirir.

Bu sayfada

Doğada rastgelelik: Görünen ve gerçek

Kuantum rastgelelik ile gündelik rastgeleliği ayırmak için önce sıradan örneklere bakalım. Bir yaprağın nereye düşeceği, bir zarın hangi yüzünün geleceği ya da bir hafta sonra yağmur yağıp yağmayacağı bize rastgele görünür. Oysa klasik fiziğe göre bu olayların hepsi kurallara bağlıdır: zarın hızı, açısı ve masanın yüzeyi tam bilinseydi sonuç hesaplanabilirdi. Buradaki rastgelelik, bilgimizin eksikliğinden doğar.

Kuantum fiziği ise bazı olayların, ölçüm ne kadar mükemmel olursa olsun, yalnızca olasılıkla tarif edilebildiğini gösterir. Bu durumda belirsizlik bilgimizin eksikliğinden değil, doğanın kendisinden gelir. Bu yazıda önce bu "temel" rastgeleliği, sonra kaos teorisinin açıkladığı "görünür" rastgeleliği anlatıyoruz. Genel kavramlar için Rastgelelik Nedir? yazısına bakabilirsiniz.

Kuantum rastgelelik nedir?

Kuantum mekaniğinde bir parçacık, ölçülmeden önce birden fazla durumun karışımı (süperpozisyon) olarak tarif edilir. Ölçüm yapıldığında bu durumlardan yalnızca biri gözlenir ve hangisinin gözleneceğini teori yalnızca olasılık olarak verir. NIST'in 2018'deki duyurusunda da vurgulandığı gibi, süperpozisyondaki bir parçacığın ölçüm sonucu doğası gereği öngörülemezdir.

Foton ölçümü

Kuantum rastgeleliğin en çok kullanılan kaynaklarından biri ışıktır. Tek tek fotonların hangi dedektöre ulaştığı ya da ölçülen kutuplanma (polarizasyon) yönü, her deneme için ayrı ayrı öngörülemez. Bu sonuçlar 0 ve 1 olarak kaydedildiğinde rastgele bir bit dizisi elde edilir. NIST'in herkese açık rastgele sayı yayını da proje sayfasına göre foton algılamaya dayalı, NIST'te geliştirilmiş bir kuantum rastgele sayı üreteci içerir.

Radyoaktif bozunma

ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu'nun (NRC) sözlüğüne göre yarı ömür, belirli bir radyoizotopun atomlarının yarısının bozunması için geçen süredir. Bu tanım bir topluluk hakkındadır. Tek bir atomun ne zaman bozunacağını ise hiçbir yöntem söyleyemez; Open University ders notlarında da anlatıldığı gibi, tek atomun bozunma anı rastgeledir, çok sayıda atomun toplu davranışı ise öngörülebilir. Rastgelelik matematiğinde anlattığımız büyük sayılar yasasının doğadaki güzel bir örneğidir.

Kaos teorisi nedir?

Kaos teorisi, kuralları tamamen belirli olan, yani aynı başlangıçtan her seferinde aynı sonuca giden sistemlerin nasıl öngörülemez davranabildiğini inceler. Anahtar özellik başlangıç koşullarına hassas bağımlılıktır: başlangıçtaki çok küçük bir fark zamanla katlanarak büyür. Buna deterministik kaos denir.

Kelebek etkisi nereden geliyor?

MIT Technology Review'un aktardığına göre meteorolog Edward Lorenz 1961'de bir hava modelini yeniden çalıştırırken bir değeri 0,506127 yerine yuvarlayarak 0,506 olarak girdi ve bambaşka bir hava tahmini elde etti. Lorenz bu bulguyu 1963'te "Deterministic Nonperiodic Flow" makalesinde yayımladı. 1972'de Amerikan Bilimi İlerletme Derneği'nin (AAAS) toplantısındaki konuşmasının başlığı, Brezilya'da bir kelebeğin kanat çırpmasının Teksas'ta bir kasırgayı tetikleyip tetikleyemeyeceğini soruyordu; "kelebek etkisi" adı buradan yayıldı.

Küçük bir deney: Lojistik harita

Kaosun ne kadar hızlı büyüdüğünü tek satırlık bir formülle görebilirsiniz: xyeni = 4 · x · (1 − x). Aşağıda aynı formül, yalnızca başlangıcın yedinci ondalık basamağında farklı iki değerle çalıştırıldı (Python ile yüksek hassasiyetli hesap):

AdımBaşlangıç 0,2Başlangıç 0,2000001Fark
10,64000,64000,0000
100,14780,14790,0001
150,00390,00450,0005
200,82000,70950,1105
250,98640,35190,6345

On milyonda birlik fark, 25 adımda iki diziyi tamamen ilgisiz hâle getirdi. Hiçbir adımda zar atılmadı; sonuç tamamen formülle belirlendi. Hava tahminlerinin uzadıkça belirsizleşmesinin ve çift sarkacın düzensiz görünen salınımının arkasında da bu tür hassasiyet vardır.

Kaos ile kuantum rastgelelik arasındaki fark

Deterministik kaosKuantum rastgelelik
KurallarTamamen belirliSonuçlar yalnızca olasılık olarak belirli
Öngörülemezliğin kaynağıBaşlangıç koşulunun sonsuz hassasiyetle bilinememesiÖlçümün kendisi
Başlangıç kusursuz bilinseydiGelecek hesaplanabilirdiTek ölçümün sonucu yine bilinemezdi
ÖrneklerHava durumu, çift sarkaç, lojistik haritaRadyoaktif bozunma, foton ölçümü

Bilgisayarlardaki sözde rastgele sayı üreteçleri de bu açıdan kaotik sistemlere benzer: formül bellidir, tohum bilinirse dizi yeniden üretilebilir. Bu yüzden kriptografide tohumun gerçekten öngörülemez bir kaynaktan gelmesi gerekir; ayrıntılar Kriptografi ve Rastgelelik yazısında.

Rastgeleliği kanıtlamak: Bell testi ve NIST deneyleri

Bir üretecin çıktısına bakarak gerçekten rastgele olduğunu kanıtlamak zordur. NIST'in 2018 duyurusunda belirtildiği gibi, yalnızca çıktı üzerinde yapılan hiçbir istatistiksel test, özellikle cihaz kurcalanmışsa, çıktının öngörülemez olduğunu kesin olarak garanti edemez.

Bell testi burada farklı bir yol sunar. Birbirine dolanık (entangled) foton çiftlerinin ölçüm sonuçları arasındaki ilişki, klasik fiziğin izin verdiğinden daha güçlü çıktığında, sonuçların önceden belirlenmiş olamayacağı gösterilebilir. NIST'in Nature'da yayımlanan 2018 çalışmasında yaklaşık 55,1 milyon Bell testi denemesinden 1.024 bitlik, sertifikalı rastgele bir dizi elde edildi.

Haziran 2025'te NIST ve Colorado Üniversitesi, bu yöntemi sürekli çalışan bir servise dönüştüren CURBy'yi (Colorado University Randomness Beacon) duyurdu. NIST'in açıklamasına göre sistem her turda 512 bitlik rastgele sayı üretiyor ve ilk 40 günde 7.454 denemenin 7.434'ünde (%99,7) başarıyla sayı üretti. Üretilen sayılar herkesin görebileceği şekilde yayınlanıyor.

Kuantum rastgele sayı üreteçleri ve kriptografi

Kuantum rastgele sayı üreteci (QRNG), foton ölçümü gibi bir kuantum olayını rastgele bite çeviren cihazdır. Kriptografide değeri, anahtar ve şifre üretiminde kullanılan rastgeleliğin fiziksel olarak öngörülemez bir kaynaktan gelmesidir.

Ham ölçüm sonuçları doğrudan kullanılmaz. Gerçek dedektörler kusursuz olmadığı için ölçümlerde cihazdan kaynaklanan küçük sapmalar bulunabilir. Bu yüzden ham veri bir "ayıklama" (extraction) adımıyla düzgün dağılımlı bitlere dönüştürülür. NIST'in 2018 deneyinde de sonuç iki adımda elde edildi: önce Bell testi verisi toplandı, ardından bu veri 1.024 bitlik düzgün bir diziye sıkıştırıldı. Birkaç noktayı da karıştırmamak gerekir:

  • Günlük kullanım için şart değildir. İşletim sistemleri zaten donanım olaylarından topladığı entropiyle beslenen kriptografik üreteçler kullanır. Tarayıcıdaki crypto.getRandomValues() bunlara bağlanır ve şifre üretmek için yeterlidir.
  • Herkese açık rastgelelik gizli değildir. NIST'in beacon proje sayfası, beacon değerlerinin kriptografik gizli anahtar olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça uyarır. Açık beacon'lar çekiliş denetimi gibi herkesin aynı sayıyı görmesi gereken işler içindir.
  • QRNG, kuantum şifreleme değildir. QRNG yalnızca rastgele sayı üretir. Kuantum anahtar dağıtımı ya da kuantum bilgisayarlara dayanıklı algoritmalar ayrı konulardır; bunları Kuantum Sonrası Şifreleme yazısında anlatıyoruz.

Bilgisayarların rastgele sayıyı pratikte nasıl ürettiğini merak ediyorsanız Bilgisayarlar Rastgele Sayıyı Nasıl Üretir? yazısını okuyabilirsiniz.

Şifreniz için kuantum cihazına ihtiyacınız yok; ihtiyacınız olan, şifreyi kendiniz uydurmak yerine güvenli bir kaynağa ürettirmek. Ana sayfadaki şifre üretici tarayıcınızın kriptografik rastgele sayı kaynağını kullanır ve ürettiği şifreyi hiçbir yere göndermez.

Sık sorulan sorular

Kuantum rastgelelik nedir?

Kuantum ölçümlerinin sonucunun, sistem hakkında bilinebilecek her şey bilinse bile yalnızca olasılık olarak öngörülebilmesidir. Bir fotonun hangi dedektöre düşeceği ya da tek bir radyoaktif atomun ne zaman bozunacağı önceden hesaplanamaz; yalnızca olasılıklar bilinir.

Kaos teorisi nedir kısaca?

Kaos teorisi, kuralları tamamen belirli (deterministik) olduğu hâlde başlangıç koşullarındaki çok küçük farkları hızla büyüten sistemleri inceler. Bu sistemler kısa vadede hesaplanabilir, ama başlangıç koşulu hiçbir zaman sonsuz hassasiyetle ölçülemediği için uzun vadede pratikte öngörülemez olur. Hava durumu en bilinen örnektir.

Kaos ile kuantum rastgelelik aynı şey mi?

Hayır. Kaotik bir sistem ilkesel olarak deterministiktir; başlangıç durumu kusursuz bilinseydi gelecek hesaplanabilirdi. Kuantum rastgelelikte ise ölçüm sonucu, standart kuantum mekaniğine göre, en eksiksiz bilgiyle bile yalnızca olasılık olarak öngörülebilir.

Şifre üretmek için kuantum rastgele sayı üreteci gerekir mi?

Hayır. İşletim sistemlerinin kriptografik rastgele sayı üreteçleri fiziksel gürültüden toplanan entropiyle beslenir ve şifre üretimi için yeterlidir. Kuantum üreteçler, rastgeleliğin kaynağını fizik yasalarına dayandırmak veya dışarıdan doğrulanabilir kılmak istenen özel durumlarda anlam kazanır.

NIST Randomness Beacon sayılarıyla şifre oluşturabilir miyim?

Hayır. Beacon herkese açık rastgele sayılar yayınlar; herkesin görebildiği bir değer gizli olamaz. NIST de proje sayfasında beacon değerlerinin kriptografik gizli anahtar olarak kullanılmaması gerektiğini açıkça uyarır. Beacon, çekilişlerin sonradan denetlenmesi gibi herkesin aynı sayıyı görmesi gereken işler içindir.